CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YILDIRIM KAYA, EDRMİT KİTAP FUARI’NA KATILDI

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Edremit Belediyesi tarafından düzenlene 3. Kitap Fuarı’nın açılışında konuştu.
Genel Başkan Yardımcısı Kaya, konuşmasında şöyle dedi;    3. Edremit Kitap Fuarı’na hoş geldiniz…   Bugün 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin 20. yıldönümü. Annesiz, babasız, evlatsız, kardeşsiz… Koca 20 yıl geçti! Yüreğimiz hala yangın yeri. Depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyorum.   Değerli Kitapseverler; Kitap okumanın bu kadar düşük olduğu bir ülkede belediyelerimizin kitap fuarları düzenlemesi ne büyük mutluluk, ne büyük hizmet…   Başta Edremit Belediye Başkanımız Selman Hasan Arslan olmak üzere, belediye emekçilerine ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Okurlarla, yazarları buluşturarak çok büyük bir kamu hizmet yapmaktasınız. Hizmetlerinizden dolayı sizlerle gurur duyuyoruz, siz de kendinizle gurur duyun.     Dünyayı anlamanın, algılamanın birinci koşulu okumak ve yazmaktır. Bunu en iyi bilen ve uygulayan kişi 9 kitap yazan, 4 bin kitap okuyan, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’tür. O üstün yeteneklere sahip askeri bir daha, büyük bir devlet adamı ve geleceği gören yüzyılın en iyi siyasetçisiydi. Bütün bu özelliklerini okuyarak ve yazarak geliştirmiş ve halkının hizmetine sunmuştur.  O, başta NUTUK olmak üzere yazdıklarıyla ve konuştuklarıyla geleceğimize ışık tutmaya devam ediyor.  İktidar partilerinin sorumsuz eğitim politikaları ve darbecilerin ihaneti, okuma ve yazma konusunda bizleri dünyanın en gerisindeki ülkelerin yanına savurdu.   Türkiye’de hem darbe dönemlerinde, hem de sivil iktidarların uygulamalarıyla kitaplar yasaklandı. Yazarlar, çizerler, şairler cezaevlerine atıldı. Darbe dönemlerinde kitaplar toplatılarak yakıldı. Kitapları silahtan daha tehlikeli gören 12 Eylül zihniyeti 39 ton gazete, dergi, kitap yaktı. İnsanlar kitaplarını sobalarda yaktı, arazilere gömdü. Bu acıları yaşatanları şimdi lanetle anıyoruz.  Şimdi de durum farklı değil, AKP iktidarı“basılmamış” kitabın yazarını cezaevine atarak,dünya tarihine geçti. Değerli Dostlarım; Yazarları, çizerleri baskı altına alarak, içeri tıkarak, öldürerek gelişmiş tek bir ülke yoktur.   Bu ülkelerin halkları mutlu değildir! Gelir dağılımı bozuktur. Hak, hukuk, adalet duygusu gelişmemiştir. Demokrasi yoktur! Barış yoktur! Kan ve gözyaşı vardır!   Dünyayı anlamak, muhakeme yapmak, insanlığa hizmet için, yazana, çizere, okuyana, düşünce üretene en büyük değeri vermeliyiz. Bir eğitim ve kültür devrimi gerçekleştirmeliyiz.  Türkiye’de okuma oranının düşük olduğunu biliyorum. Fuara gelmeden önce Türkiye’deki ve dünyadaki okuma oranlarına baktım.  Türkiye’de insanlar günde ortalama 7 dakikasını kitap okumaya ayırıyor. 6 saat televizyon izliyor, 3 saatini de internette geçiriyor. Ben interneti televizyonla aynı kategoride görenlerden değilim.  İnternet bize dünyanın kapılarını açıyor, sonsuz okuma olanakları sunuyor. Bunu iyi değerlendirmek gerek.  Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu’na göre; Türkiye kitap okumada 173 ülke arasında 86 sırada yer alıyor. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde kitaplar 100 bin tiraj basılırken, Türkiye’de bu rakam 2 bin, 3 bin tirajda kalıyor.  Üzülerek söylemeliyim ki Türkiye’de her yüz kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. Ülkelerin kalkınmışlık seviyesiyle kitap okuma arasındaki ilişkiyi görmemiz açısından, Japonya ile Türkiye’yi kıyaslayan rakamları vermek istiyorum.  Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25 Türkiye’de ise yılda 12 bin kişiye 1 kitap düşüyor Japonya’da bir kişi yılda ortalama 25 kitap okuyor Türkiye’de 6 kişi yılda 1 kitap okuyor.  Bu tablo çok acıdır! 31 Mart’tan sonra elde ettiğimiz başarıyla birlikte hedefi büyüttük. Artık eğitim alanında belediyelerimiz de elini taşın altına koyacak. Bu onurlu sorumluluğu bütün belediye başkanlarımız omuzlarında taşıyacak.   Bizler iktidar olduğumuz belediyelerimizde bir eğitim seferberliği başlattık. İktidara geldiğimizde uygulayacağımız eğitim anlayışımızı ve politikalarımızı belediyelerimizin imkanlarıölçüsünde hayata geçirmeye başladık.  Yolumuz açık olsun…